Ne dersiniz çıkılabilir mi? bu soruya cevabınız ‘evet’ işe başa çıkmak ister misiniz? Bu soruya da cevabınız evet ise ‘Günlük tacizlerle başa çıkabilmek için uğraş vereceğim’ derseniz..Birazdan paylaşacaklarım sizin için.

‘Taciz’in  etimolojik kökeni arapça acz’den geliyor. Aşağılama, güçsüz kılma, rencide etme. Günlük dil kullanımında bir de buna ‘sınır ihlali’ anlamı eklenmiş. En sade anlatımı ile taciz kişinin sınırlarını ihlal ederek onda bazen aşağılanma bazen güçsüzlük bazen de rencide olma duygularının tetiklenmesi.

İnsanoğlunun temel duygusal ihtiyaçları şöyle sıralanır.

1) Diğer İnsanlarla kurulan güvenilir bağlar

2) Bağımsızlık, yeterlilik ve kimlik duygusu

3) Özgürlük, haklı ihtiyaç ve duygularını ifade etme

4) Kendiliğindenlik,

5) Gerçekçi Sınırlar

Daha uzağa gitmeden günlük hayattaki ‘taciz’lere bakacak olursak, istenmeden verilen öğütler, yol göstermeler, senin yerinde olsaydım ile başlayan cümleler.Biraz daha vahimleri size sorulmadan açılan mobil telefonlar, gönderdiğiniz mesajların başkaları ile paylaşılması, özel eşyaların karıştırılması, bunun biraz daha ötesi durusunuzu,özünüzü, hedeflerinizi etkileyen sınır ihlalleri. Bunun belki en sevimli örneği Annenizin kız yada erkek arkadaşınız yanında bebekliğinize ait hatıraları ortaya döküvermesidir. Bu konudaki en uç örneklerin arasında iş yeri sinir ihlallerini (mobbing), yakın ilişkide olduğunuz kişilerin çoğunlukla eşinizin, sevgilinizin sınırlarınızı hiçe sayması yer alır.

İlki işyerinde size zor durumda bırakır. Duruşunuzu, motivasyonunuzu, çalışma şevkinizi bozar. İkincisi ise size var olmakla ilişkinizi sürdürmek arasında kararsız bırakır. Her ikisi de önce duygu durumunuzu etkiler sürmesi halinde ruhsal ve bedensel sağlığınız etkiler hale gelir.

Tacizlerin yarattığı duygular ve etkisi taciz eden kişinin yakınlığı ile değiştiği gibi olmak istediğiniz kişi olmanızı etkileyebilme ihtimali ile de değişir.

Sınırlarınız ihlal edilince taciz edenle ilgili güvenli bağınız bozulur, kimlik duygunuz zedelenir.

Bunlar yaşamaktan kaçamayacağımız gerçekler. Sınırlarınızı ihlal edecek kişiler hep olacaklar.

Başa çıkabilmek için;

Ya Savaşacaksınız ki

bu her zaman sizi istediğiniz sonuca götüremeyebilir, eşinizse hemen ayrılamayabilirsiniz, iş yerinizdeki yöneticiniz ise istifa edemeyebilirsiniz, anneniz/babanız ise ilişkinizi kopartamazsınız.

Ya teslim olacaksınız

Bu kimlik duygunuzu, varoluş biçiminizi olumsuz etkiler

Ya Pasif şekilde kaçacaksınız  yani böyle bir durumda donakalacaksınız.

Bu da çok edilgen bir tutum olup yine kimlik duygunuzu olumsuz etkileyecektir.

Ya da Aktif şekilde kaçacaksınız

Bu önerdiğimiz tek tutum kendinizi sakinleştirerek durumun sizi etkilememesini sağlayacaksınız.

Tek satırda yazıverdiğim bu cümlenin hayata geçirilmesi yazıldığı kadar kolay değil elbette.

İşe kendinizi tanımakla başlayabilirsiniz değerleriniz, yaşam motifleriniz neler, neler önkabulünüz, nelerden vazgeçemezsiniz, neler uğruna sınırlarınız esnetebilirsiniz, sınırlarınızı netleştirmek için hangi bedelleri ödeyebilirsiniz.

Bu soruların cevaplarını vermenin ardından kendinizi sakinleştirmeniz, kendinizi sakinleştirerek yaşamak istediğiniz hayata hizmet edecek davranışları, kararları, İfadeleri seçmek daha kolay olacaktır.

Her zaman bir seçme şansımız, seçeneğimiz vardır.

Duruma dışarıdan bakarken önümüzdeki perdeleri açarsak kolaylıkla görünecek seçenekler hep oradadır.

Yaşam kendi seçimlerimizi yapmaya değer bazen çok çaba gerekse de…

 

  1. Bahar Zengingönül / bzengingonul@dwturkiye.com / @baharzengingonul
(Visited 1 times, 1 visits today)

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir